

Ergeni Anlamak
Büyümek, Sadece Ergenliğe Özgü Değildir. Çocuklar Da Büyürler; Ama Pek Değişmezler. Ergenler İse, Hem Büyürler Hem De Değişirler. Ergeni Anlamak İçin Ergenlik Dönemi Hakkında Ve Ergene Nasıl Davranılması Gerektiği Hakkında Bilgi Edinmek Gerekir.
Ergenler, yaşama alışmaya çalışan yeni doğan bebekler gibi kırılgan ve dayanıksızdır. Eğer bu dönemde yaralanırlarsa, yaranın izlerini tüm yaşamları boyunca taşırlar. Ergenlik bir hastalık değil, doğal ve gerekli bir süreçtir.
Bu dönemde anlaşılamama duygusu sık görülür. Ergen kendini çok yalnız hisseder, değişen kişiliğini açıklayabilecek noktalar bulamaz. Kendi anlamayınca anlaşılamadığına karar verir, kendini her şeyden uzak tutabilir.
ERGENLİK DÖNEMİNDE PSİKO SOSYAL GELİŞİM
Ergenlik Döneminde Psiko Sosyal Gelişimi beş başlık altında toplayabiliriz:
Kimlik Oluşturmak: Bu, ergenlerin en önemli görevlerinden biridir. Ergenler, ergenlik yıllarında başkalarından da etkilenerek, sevdikleri ya da sevmedikleri şeyler hakkında bir görüş oluştururlar. Kendisini ve başkalarını tanımaya çalışmanın en yoğun yaşandığı bu dönemde, ergenler çevreye karşı acımasız eleştirilerde bulunurlar. Hoşgörüleri, kendilerinin seçtikleri ve benzemek istedikleri kişi ya da arkadaşlarına yöneliktir.
Bu zamana dek dağarcığında biriktirdiği bütün yaşantıları, öğrendiklerini teker teker yeniden gündeme getirir. Bunun sonucu olarak da kendi değer ve inançlarının, hedeflerinin ve beklentilerinin bilincinde olan bireyler oluşur.
Özerklik Kurma: Ergenlik çağında özerklik kurma, ilişkilerinde bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen biri olmak anlamına gelmektedir. Bağımsızlığını doyasıya yaşamak en büyük çabasıdır. Otoritenin koyduğu kurallara açık ya da örtük biçimlerde başkaldırma eğilimindedir. Bildiği yoldan ilerleyebilen bağımsız ve güçlü biri olduğunun ispatı peşindedir. Bu nedenle zamanını daha çok ev dışında geçirme eğilimindedir. Anne-babalarıyla ilişkilerinde bağımlılık giderek azalır. Bağımsız istekleri doğrultusunda anne-babalarıyla çatışmalar yaşarlar. Ergen, nerede olduğunun ve dönüş saatlerinin sorulmasını, kimliğine yapılan bir karışma ve müdahale olarak algılar. Anne-babanın aşırı merakı ve her şeyi öğrenme isteği nedeniyle yaşantılarını arkadaşları ile paylaşır.
Yakın İlişkiler Kurma: Yakınlık, genellikle ilk başlarda aynı cinsten arkadaşlık bağlamında kurulurken, daha sonraları karşı cinsle arkadaşlıklara geçiş halinde görülebilir. Ergen için yakın olmak, ilişkilerde açık, dürüst, ilgili ve güvenli olmayı içerir. Ergen sarsılmaz arkadaşlıklar kurma yolu ile geleceğe yönelik umudunu sağlamlaştırır.
Cinsiyeti İle Barışık Olma: Ergenlik yılları, cinsiyet gelişiminin önemli olduğu senelerdir. Ergenlerin cinsellik hakkında nasıl bilgilendirildiği, onların sağlıklı bir cinsel kimlik geliştirmesinde son derece önem taşır.
Başarı: Ergenlik yılları genç insanların var olan yeteneklerini ve gelecekteki hedeflerine yönelik planlarını görmeye başladığı ve bunlar arasındaki ilişkiyi kavramaya başladığı bir dönemdir. Bu süreçte yetenekli olduğu alanlarda sivrilme yolu ile düşlediği erişkin olma yolunda güvenli adımlarla ilerlemek ister.
NE YAPALIM NASIL DAVRANALIM?
Kimlik Gelişiminde Ailenin Rolü
Ergenlik dönemi, ruhsal ve bedensel değişikliklerin neler olduğunun fark edilmesi ve anlaşılması demektir. Bu nedenle genç sessizleşecek, kendini anlamaya, tanımaya ve keşfetmeye yönelecektir. Bu dönemde, anne babanın ya da çevredeki diğer kişilerin, ergenin sakarlığı, sesi, gelişimi fizik görünümü ile ilgili eleştirisi ya da alayları onu derinden yaralar ve güven duygusunu zedeler.
Anne babası tarafından yargılanmadan, sorgulanmadan dinlenen genç, karşılaştığı sorunları paylaşmaktan da kaçınmayacaktır.
Bu dönemde ergenler kendi kararlarını kendileri vermek ve özgür olmak isteği içine girerler, ancak henüz tümüyle bağımsız olmaya hazır değillerdir. Bu nedenle anne ve baba önerilerine ve yönlendirmelerine gereksinimleri vardır. Bedensel ruhsal ve zihinsel özelliklerinin değişmesi ile ergenler anne ve babalarıyla yeni yaşantılar ortaya koymaktadırlar.
ANNE BABALARA ÖNERİLER
• Ergenle iletişim kurmak istiyorsanız adım adım ilerleyin ve sabırlı olun. Öncelikle onları dinleyin sonra anladığınızı ifade edin. Dinlendiğini gören ergen kabul edildiğini ve sevildiğini düşünür.
• Birlikte zaman geçirin, eğlence ve sohbet için zaman ayırın.
• Siz veya ergen çocuğunuz sinirliyken tartışmayın, sakinleşmeyi bekleyin ve daha sonra yaptığı davranışla ilgili konuşun.
• Okul ve okul dışında çeşitli faaliyetlere katılmalarını teşvik edin. İyi olduklarını hissettikleri durumlarda başarılı olmak için sarf ettikleri çabayı takdir edin. Eğer fikirlerini sık sık değiştirirlerse hayal kırıklığına uğramayın.
• Kariyer hedefleri ve seçimleri konusunda ergenlere yardımcı olun. Onları işyerine götürün. Yetişkinleri çalışırken izlemelerine imkan verin. Yapmak istemedikleri işi anlamanın ne yapmak istediklerini anlamak kadar önemli olduğunu unutmayın.
• Ergenlerin eve geliş saatine ve diğer aile kurallarına, karar ve düşünceleri ile katkıda bulunmalarına izin verin. Bu onların kendi davranışları için sorumluluk geliştirmelerine fırsat yaratacaktır.
• Ergenlerin itirazlarına rağmen bu dönemde çocuğunuzun arkadaşlarının kimler olduğunun ve neler yaptığının farkında olun. Arkadaşlarının anne ve babası ile tanışın. Evinizde arkadaşları ile hoşça vakit geçirebileceği programlar düzenleyin.
• Düzenli ve kuralları olan bir çevre sağlamaya devam edin Ergenlerin daha fazla özgür olmalarına izin verilmeli ancak bu onların kendilerini tehlikeye atacakları boyutta olmamalıdır. Şikayet etmelerine rağmen ergenler yetişkinlerin onlar için sağladıkları emniyet ve güven duygusuna ihtiyaç duyarlar ve bu konuda anne babalarına güvenirler.
• Anlaşılmak ve önemsenmek ergen için çok önemlidir. Bunları bulamadığında iletişimi ve ilişkiyi daha fazla sürdürmenin anlamı olmadığını düşünür ve içine kapanır. Eğer çocuğunuzla ilişkilerinizi yetersiz buluyorsanız şimdiye kadar sürdürdüğünüz ilişki biçimini gözden geçirin.
• Ergen için sır önemlidir. Eğer çocuğunuz sizinle küçücük bile olsa, bir sırrını paylaşıyorsa, bu sırrı kimseyle paylaşmayın.
• Ergeni başkalarının yanında uyarmayın ve öğüt vermeyin. Bu tür paylaşımları çocuğunuzla yalnızken ve sorunsuz zamanlarda yapmaya özen gösterin.
• Ergenlerin bağımsız hareket etme doğrultusunda verdiği tepkileri saygısızlık ve başkaldırı olarak yorumlamayın. Bunları yaşadığı değişimin bir parçası olarak değerlendirin.
• Ergenlerin kıyafet, yemek, eğlence gibi seçimlerine saygı duyun. Kendi bakış açınıza uymuyor diye yargılamayın, eleştirmeyin. Bu; ergenin beni anlamıyorlar düşüncesiyle sizden uzaklaşmasına neden olacaktır. Bunun yerine onu rencide etmeden nedenlerini açıklayın.
• Ergenin söyledikleri, her zaman söylemek istediklerini anlatmayabilir. Olaylara farklı duygusal tepkiler verebilir. Bu durumlarda onu doğru yola sokmak yerine verdiği mesajın altında yatan duyguyu anlamaya çalışın.
• Ergenle iletişimin sadece yetişkinden ergene doğru; yani tek taraflı olması durumunda ergenin kendi kişiliğini ortaya koyabilmesi için tek yolun otoriteye başkaldırmak olacağını unutmayın.
• Bu dönemde, ergene en çok yardımcı olacak kişilerin anne-babalar olduğunu göz ardı etmeyin.
• Tüm olumlu yaklaşım ve tutumlara rağmen, ergenle anne-baba arasında çözümsüzlük boyutunda ciddi gerginlikler yaşanıyorsa, uzman yardımına başvurmayı ihmal etmeyin.
ERGEN VE ARKADAŞLIKLARI
Ergenlerin arkadaşları ile ilişkileri, anne-babaları ile kurdukları ilişkilerden farklıdır. Anne-baba ile arasında ebeveyn otoritesine dayalı bir ilişki vardır. Buna karşılık akranları ile olan beraberlikte eşit bilgiye ve yetkiye sahiptir. Akranları ile kurduğu ilişkide, genç, kendi düşüncelerini ifade etmeyi ve başkalarının fikirlerine de hoşgörü ile yaklaşmayı öğrenir.
Ergenlerde arkadaşlık kurma iki yönlü bir yol izler. Ergen bir yandan kendisine arkadaş olarak seçeceği kimselerin kendisi ile aynı şeylerden hoşlanmasını, kendi sosyal statüsüne uygun olmasını ve ona sadık olmasını isterken, bir yandan da arkadaşları tarafından beğenilmeyi, onaylanmayı ve kusurları ile kabul görmeyi bekler. Aynı zamanda ergen, aileden gelen değer yargıları ile arkadaşlarından gelen değer yargılarını birbiri ile uyuşturma çabası içindedir. Karşı cinsin kabul edici tavırlar içinde olması ve beğenmesi, ergenin kendini değerli bir varlık olarak algılamasını ve güvenli ilişkiler kurmasını sağlar.
Ergen, kendi arkadaşlarının seçimine büyüklerin karışmasını istemez. Dolayısıyla kendi seçtiği arkadaşları hakkında anne-babasının olumsuz fikirlerine şiddetle karşı çıkar. Bu dönemde genç, sık sık arkadaş değiştirir. Ergenliğin sonlarına doğru, seçtiği arkadaşlarla daha uzun süre arkadaşlık ettiği görülür.
Bu dönemde kızlar az sayıda ama kendilerine yakın olan arkadaşlık arayışına girerler ve her şeyi aynı arkadaşlarla paylaşmaktan keyif alırlar. Erkekler ise daha fazla sayıda arkadaşa sahiptir ve farkı etkinlikler için farklı arkadaşları olabilir. (Top oynamak, ders çalışmak için farklı arkadaşları tercih etmek gibi.)
Gencin belirli bir alanda hüneri ya da becerisinin olması, onun arkadaşları tarafından daha kolay benimsenmesini sağlar. Grup tarafından kabul görmek, gencin kendine olan güvenini pekiştirir. Arkadaşları arasında kendi duygu ve düşüncelerini rahatça dile getirebilir ve böylece başkalarının etkisinde daha az kalır.
Çocuklukta arkadaşları ile ilişkileri kısıtlanmış, yetişkinleri ile olan ilişkilerinde horlanmış çocuklar bunun etkilerini ergenlik ve yetişkinlik dönemine de taşırlar. Yaşıtları ile sosyal ilişki kurmakta başarılı olamazlar ve arkadaşları tarafından da kabul görmeyen gencin kendine olan güveni azalır. Arkadaşları tarafından yeterince benimsenmeyen genç, grubun etkisinde çok daha kolay kalır.
Sonuç olarak bu, ergen için arkadaşlıklar ve bir gruba ait olma son derece önemlidir. Bu dönemde anne-baba olarak bizlerin yapması gereken anne-baba olarak kalmayı başarabilmektir.
Unutmayın, hem aileler hem de ergenler için sağlıklı bir ergenlik dönemi geçirmek mümkündür. Yeter ki kararlı olun ve ergenle sağlıklı bir iletişim kurun.








