Öncelikli olarak yıllardır Isparta kamuoyumuzda “teşvikle” ilgili olarak hükümetimizden kapsam içine alınması arzusu oluşturulmuş akabinde karşılanmayan bu talebe dayalı olarak kırgınlık ve küskünlükler zuhur etmişti. Adeta Isparta’mızın haksızlığa uğradığına ilişkin ortak bir kanaat hakim olmuştu. Bu duyguların zararını mensubu bulunduğum Adalet ve Kalkınma Partisi kurumsal kimliği, fedakar mensuplarımız ve seçilmişler olarak bizler hep gördük.Lakin bu duygunun asıl zararını Isparta’mız görmüştür.
Yatırım yapılmasını noktasında şartları “teşvik” sebebine dayandırarak sürekli olumsuz olarak kamuoyuna sunan yetkili ağız konumundakiler girişimci insanımızı atılımlarından geri durdurmuşlardır. Organize sanayi Bölgemizde Isparta’lı hemşerilerimiz yatırım yapmazken dışarıdan gelen vatandaşlarımız işletmeler açıp,fabrikalar kurmaktadır. Organize Sanayii Bölgemizde son 1-2 yıldır yapılan yeni yatırımlar resmi kayıtlardan çıkarıldığında sözümün doğruluğu ortaya çıkacaktır. Köylerimizde kasabalarımızda hiçbir varlığı olmayan Ispartalımın gerek hayvancılık ve gerekse tarım alanında yaptığı onlarca yatırıma karşın,belirli bir sermaye birikimine sahip Ispartalımın yatırımdan uzak durması gerçekten üzerinde durulması gereken bir husustur. Tek açıklamanın “teşvik” kapsamında olmamak olduğu her insaflı vicdan sahibinin ortak kanaati olacaktır. Kazancın kutsallığı noktasında “emek” , “alınteri”, “üretim” ve “risk” ile yoğrulmuş bereketlenmiş kazancın lezzeti maalesef zihinlerimizden gittikçe uzaklaşmakta diye tereddüt etmekteyim. Ekmeği siyasetle, tarafcılıkla ve bedavacılkla kirletmek bir insan ve toplum için en kötü şey olsa gerek. Her kesin bunu azıcık düşünmesi lazım.
Elbette bizler temsil ettiğimiz şehrimizin insanının ülke genelinin yanında ve onunla birlikte düne göre bu gün yaşamının daha zenginleşmesini,imkanlarının ve meziyetlerinin artmasını hayat şartlarının kolaylaşmasını kendimize hedef ve vazife edindik.Siyasetçi olarak iktidarı ve muhalefeti ile görevimiz budur. Ama aynı zamanda lokal noktalarda bizimle aynı sorumluluğu üstlenen sivil toplum kuruluşlarımız da vardır. Bunlardan da biz en azından konularında kalmak şartı ile sorumluluklarını yerine getirmelerini bekleriz. Bu sorumluluk konuma uygun ve bu konuma yakışır ciddiyette olmalıdır. Görüntü vermek değil gerçekten Isparta’mız için çalışmak ve tavır almak. Ne zaman ne yapılacak ise onu gerçekleştirmek. Bu sözlerimi suçlama ve savunma için sarfetmiyorum. Bizzat muhataplarının vicdanına,aklına ve inancına duyurmak için söylüyorum.
Hükümetimiz geçtiğimiz hafta teşvikle ilgili yeni bir paket açıklamıştır. Ülke genelini gelişmişlik kriterlerinin esas alındığı ölçüler ile 4 ayrı bölge tasnifi ile dünyadaki ekonomik krize karşı alınmakta olan tedbirlere ek te olmak üzere “krizden en az etkilenmek ve bu tehdidi kara” çevirmek için açıklanan bu pakette Isparta’mız 2. Bölge içinde yer almıştır. Yaklaşık iki yıldır şehrimizde sanayi envanter çalışmaları ile alt yapısı oluşturulmaya çalışılan ve bizzat zamanın Sanayi ve Ticaret Bakanımız Zafer Çağlayan beyin duyurduğu “Bölgesel ve Sektörel Teşvik” çalışmalarının da hedeflendiği bu açıklanan teşvik ile ülkemizde ekonomik hareketliliğin olumlu bir seyre yöneleceğine inanmaktayız. Kriz çıkığırtkanlarının zihnimizde oluşturmaya çalıştığı kara bulutların Ak Parti ile ülkemizde doğan umut güneşini örtemeyeceğini bu teşvik paketi ile tüm insanımız yeniden inanmıştır . Ispartamız’da açıklanan yeni teşvik beklentilerimizin tamamını karşılamadığı inancı bazılarımızda olabilir. Tabi ki süreç içerisinde bu hususta değerlendirmeler yapılacak,artıları ve eksileri anlaşılacaktır. Eksiklikler süreç içerisinde giderilecektir. Ama BU DÜZENLEME DÜNE GÖRE BU GÜNÜ DAHA İYİ YAPMIŞTIR.
ITB ve ITSO tarafından geçtiğimiz Cumartesi günü yapılan “teşvik” değerlendirmesi Isparta’mız için hayırlı olmuştur. Çünkü olanda hayır vardır. Keşke şahsım ve Süreyya Sadi bey olarak bizde katılabilse idik. Lakin toplantının düzenleyicileri maalesef bize haber vermemişler ve davette bulunmamışlardır. Teşvik yukarıda da arz ettiğim gibi mensubu bulunduğum Partimizin oluşturduğu Hükümetimizin kararıdır. Memleket hayrına olması için alınan bu kararı ben ve Süreyya Sadi bey kardeşim her zaman ve her yerde savunuruz tıpkı Said bey kardeşim gibi. Yapılan teşvik çalışmasında hiç birimizin diğerine oranla ne az ne de fazla duyarlılığı ve gayreti vardır. Aksi iddia sahibini aramaktadır. Yapılan toplantı ehemmiyetini davet edilişindeki ciddiyette kendisini göstermektedir. Hatta basınımızdaki yer alışındaki şekilde de bu görünmektedir. Toplantı, “ davet edilme(me)sine rağmen düğün,düğün gezerek kendi yararına çalışan vekilleri şikayet ve Isparta meselelerine en duyarlı Sait Dilek vekilimiz var” tespit toplantısı olarak kayıtlara geçmiş ve gerçektende teşvik konusunda Isparta’mızın yetkili ve etkilileri değerlendirmeyi tamamlamışlardır.
Toplantıyı milletvekili arkadaşım ve toplantıya katılan Said bey’in toplantı sonrası açtığı telefonla öğrendim. Sayın ITSO başkanımız Hasan Hüseyin Kaçıkoç bey’i telefonla arayarak bilgimiz olmadığı için toplantıya katılmadığımızı ifade ettim.Kendileri toplantıyı milletvekilimiz Said bey’in bir yakınına bize de iletilmek üzere söylediğini belirtmesi üzerine kendilerine bizi bizzat telefonlarımızdan arayarak yada mecliste sekreterimize bildirerek haberdar edilse idik de toplantıda hazır olsa idik temennilerimi ileterek kamuoyuna bir düzeltme yapmasını rica ettim. Bu güne kadar kendisinden böyle bir düzeltme gelmediğinden bu açıklamayı yapma gerekmiştir. Isparta Kamuoyunun bilgilerine Saygı ile arz olunur. 18.06.2009
Av.Haydar Kemal KURT
Isparta Milletvekili