Karakter Boyutu A A A
ADD’den Özcankaya’ya sert cevap
07 Ocak 2010 Perşembe 21:49

Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, Basın Kulübünde yaptığı açıklamalardan dolayı Prof. Dr. Ramazan Özcankayaya çok sert cevap verdi. Özyürekin Özyüreke açık mektup olarak yayınladığı açıklamaları şöyle:

Sn. ÖZCANKAYA;   ISPARTA Kanal 32' Tv’de,  04.01.2010 pazartesi akşamı yayınlanan “Basın Kulübü”  programında Akdeniz Muhabiri Mehmet Erçakır'ın "Son zamanlarda Ergenekon davası ve akabinde kozmik oda aramaları haber bültenlerinde başı çekti. Bu gelişmeler toplumun psikolojisini ne yönde etkiliyor?" sorusuna yanıt vermek yerine, Türk Silahlı Kuvvetlerini karalamaya yönelik söylemlerinizi ibret ve dehşetle izledik, ertesi günde gazetelerden okuduk. 

Doğrusu isminin önünde Prof san'ı olan sizi dinlerken aklıma Keçecizade İzzet Mollanın 

“Meşhurdur ki fısk ile olmaz cihan harab

Eyler anı müdahane-i aliman harab”  dizeleri geldi.

Bu dizeleri Osmanlıcasından bugünün söyleyişine aktaralım: “Bu dünya güruh yüzünden yıkılmaz, dünyayı yıkacak olan âlimlerin dalkavukluğudur.” Diyordu İzzet Molla.

Sn. ÖZCANKAYA; Türkiye Cumhuriyeti devleti hiç bu kadar sahipsiz bırakıldığına tanık olunmamışken,  ulus;  derin ve kalıcı ayrışmalara yol açan “açılımlar”  safsatası ile gerilime ve ayrışmaya itilmişken,  bizi inşa eden tüm kavramlar eğilip bükülerek, temel kurumlar açıkça yıpratılırken, bilim insanı kimliğinizi unutarak “Son yaşanan gelişmeleri çok sıhhatli gördüğünüzü” söyleyebilmeniz inanılır gibi değil.

            Sn. ÖZCANKAYA; Askerin siyaset yapmaması gerektiğini, askerin “siyasi, politik bir organ Olmadığı”nı söylüyorsunuz.

Size bir hatırlatma yapalım Yakın geçmişte Barrack Obama Ankara’yı ziyaret etti ve mecliste bir konuşma yaptı. Konuşmasının bir bölümünde Türkiye’den bazı isteklerde bulunan ABD başkanı “Heybeliada’da ruhban okulu açılsın, Ermenistan sınırı açılsın, tarihinizle yüzleşin ve Türkiye’deki Kürtlere daha fazla eğitim verilsin” dedi. Obama yaptığı konuşmadan sonra siyasi parti liderleriyle görüşmelerinde ise “Irak'taki Amerikan ağır silahlarının Türkiye üzerinden tahliyesi” üzerinde durdu.

            ABD Başkanı ABD’nin ulusal çıkarları için, Türkiye’nin ulusal egemenliğinin kalbinde Türkiye ye talimatlar verecek, AB temsilcileri eyalet Valisi edasıyla, ”Müzakere tarihi verilmeden önce, ülke normalleşmeli, askerin rolü de değişmeli. Devletin temel felsefesi olan Kemalist felsefe temelden değişmeli” talimatı verecek, bunlara karşı ses çıkarmak bir yana alkışlayacaksınız!! Ama   “anayasal olarak Cumhuriyet'i iç ve dış tehditlere karşı korumak ve kollamak gibi bir de görevi” olan Türk Silahlı Kuvvetleri kendine yönelik tehditler karşısında kimi açıklamalar yapmaya kalkışırsa “ Darbeci” “milletin feleğini” şaşırtanlar diye suçlayacaksınız öylemi? Bir şey diyemiyorum. Türk Silahlı kuvvetleri konuşmasın, ama işgal güçleri konuşsun. Bunu kimliğinde “TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞI” yazan birinin düşünüp, söyleyebileceğine inanmak bile istemiyorum. 

            Sn. ÖZCANKAYA asıl darbe, asıl zulüm, asıl demokrasiye geçit vermeme Türk ordusundan mı geliyor, yoksa Türkiye’ye talimat yağdıran yabancılar karşısında dik duramayan, onların talimatlarını eksiksiz yerine getiren  size göre ”büyük politikacı”lardan mı geliyor?  

Sn. ÖZCANKAYA; Tarihte hangi ordu tek bir kurşun atılmadan bu kadar yıpratılmış/yıpranmıştır? Siz dünyada soykırımların, işgallerin, suikastların, cinayetlerin karargâhı pentagon da ABD hâkimlerinin evrak aradığını duydunuz mu? Eğer bir kirlilik söz konusu ise bu konuda kirliliğin kaynağı sicili  “bilhassa temiz" olan TSK değil, ABD/AB sömürgeciliğinin taşeronluğundan başka bir şey olmayan ve olmayacak olan siyasal iktidar ve onun yandaşlarıdır. Avrupada “yüzyılın soygunu” olarak anılan “Deniz Feneri e-v” davasının öncelikli sanıkları “büyük politikacı”ların kanatları altında korunduğunu artık konuşmayı yeni öğrenmiş çocuklar bile öğrendi. Ama sizin, bu ve buna benzer siyasal korumalı soygunları görmezden gelerek, ülkenin birliği ve bütünlüğü uğruna can veren  TSK’ yı “şaibe” altında bırakacak söylemler içinde olmanız bilim insanı kimliğinizle ne denli örtüşür, onu okuyan ve dinleyenlerin takdirine bırakıyorum.

Sn. ÖZCANKAYA; AB ve ABD’nin  yani Sevr İttifakının, bu topraklarda görmek istemediği ne varsa ona karşı savaşmayı kendisine görev edinmiş olanlar, Atatürk Cumhuriyetinin son kalesi ve varlığının güvencesi  Türk Ordusunu tasfiye etmeden, etkisiz kılmadan başarıya ulaşamayacaklarını biliyorlar.

Atatürk’ün Subaylara Hitaben Afyon Karahisar’da 31.07.1920 Tarihinde Yaptığı Konuşmada  

 ”Her halde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için, mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz” diyordu.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerini  “imha” ya da etkisiz kılabilirlerse, Türk ulusunu yok etmenin önünde hiç bir engel ve “müşkülat” kalmayacaktır.

Sn. ÖZCANKAYA; Vatanının bütünlüğünü, devletinin üniterliğini, Cumhuriyet’ini ve sınırlarımızı korumak için canını hiçe sayarak  mücadele eden “TÜRK ASKERİNDEN”  alerji  derecesinde  rahatsızlık duyanlardan,  bunu her fırsatta  dile getirenlerden olmadığınızı ummak isteriz.

Sn. ÖZCANKAYA; Kurtuluş Savaşı’nda Hıristiyan halka karşı kendi işlettirdikleri cinayetleri Kuvva-yı Milliye’nin üzerine attıklarında olduğu gibi, bu cinayet ve terör olaylarının da faturasını Atatürk Cumhuriyetinin onur anıtı Türk Silahlı Kuvvetlerine çıkarttırarak Türkiye’yi mahvetme amacının güdüldüğünü, halkımızın güzel söylemi ile “Hem yüzümüze karayı çalıp, hem de elimize aynayı verdiklerini” artık mısırdaki “sağır sultan” bile anladı ama içimizdeki kimileri ısrarla anlamıyor, ya da anlamazlıktan geliyor. Böylelerine bizim oralarda ”sonunda nasıl olsa toprak olacaksın, yaşarken bari çamurlaşma!..” derler.

Sn. ÖZCANKAYA; Doğu Timor, 2000 yılında Endonezya'dan koparak bağımsızlığını ilan etti. Bu süreç içinde, adına "Endenozya modeli" denen bir Amerikan Operasyonu uygulandı. Bu " Model" şu şekilde cereyan etti: ABD, Doğu Timor adalarını Endonezya'dan koparmadan önce bu ülkenin Ordusuna karşı büyük bir yıpratma kampanyası yürüttü. Geçmişte ABD'nin Endonezya Özel Kuvvetleri'ne yatırdığı çeşitli operasyonlar, bire bin katılarak açıklandı ve Ordu'nun direnci kırıldı. Bütün bu gelişmelerin arkasından Doğu Timor'un Endonezya'dan koparılması kolaylaştı.

İşte bu model 2001 yılından itibaren Türkiye'de uygulamaya kondu. Amerika'nın öncelikli hedefi, Irak'ın Kuzeyindeki kukla devletin Türkiye tarafından resmen tanınmasıydı. Ardından da Türkiye'nin Doğusu ve Güneydoğusunda etnik temelde yeni bir devlet yapılanmasını kabul ettirmekti.

Sn. ÖZCANKAYA; Cumhuriyetimizi iç ve dış tehditlerden korumak, ülkenin bütünlüğünün ve siyasal rejimin sigortası olmak görevi anayasal olarak TSK’ ya verilmiştir.

Doğal olarak Kemalist Cumhuriyet karşıtlarının harekât stratejisi, bu mekanizmayı yıpratmak, dönüştürmek ve sökmek üzerine kuruludur.

Şu halde Kemalist Cumhuriyet karşıtlarının önce silahlı kuvvetlere bu yetkiyi veren Anayasayı değiştirmek, sonra da Cumhuriyet'in son kurumsal dayanağı TSK’yi etkisizleştirmek istemeleri doğaldır.

Bu nedenle Ergenekon tertibinin devamı olarak aslı astarı olmayan bir suikast olayı ortaya atıldı ve bu bahane gösterilerek, karargâhlar basılarak aramalar yapılıyor. Cumhuriyet tarihinde böyle bir olay asla görülmemişti. Bu F tipi yapılanmanın deviremedikleri bir kuruma karşı olan kinlerinden dolayı yapılan bir operasyondur. Bu kin TSK’nin cumhuriyet ilkelerine ve Atatürk'e bağlılığından kaynaklanıyor. Bir türlü kadrolaştıramadıkları TSK’ ya karşı yıkıcı bir saldırı gerçekleştiriliyor. 

Sn. ÖZCANKAYA; En sıradan yurttaşlarımız bile bilirler ki, Kozmik Odalarda,  suikast bilgileri olmaz.  Ordu sınır dışı milli hareketleri ve planları yapmakla görevlidir.. İşgal olursa nerede mukavemet yapılacaktır, işgale karşı hangi silahlar kimlere verilecektir, Devletin kilit noktalarındaki insanların (Cumhurbaşkanı, Başbakan vb.) güvenliği nasıl sağlanacaktır, kimler nerelerde, hangi görevleri yerine getirecektir. Bunları planlayan bir dairedir."  

Sn. ÖZCANKAYA; Peki, bu planlar, kayıtlar Türkiye dışına çıkarsa bundan kim sorumlu olacaktır. Kaldı ki kimi yandaş gazetelerde bazı bilgiler şimdiden uçuşmaya başladı bile. Türkiye bir Çadır devleti değil, ümmet devleti de değil.  Bu işler bu kadar basit değildir. Bu ülke sokakta kurulmadı.

Sn. ÖZCANKAYA; Türkiye, Sizin ileri sürdüğünüz gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini değil, dalkavuk aydınların istilası altındadır. Bu dalkavuk aydınlardır’ki işgalcinin, emperyalist sırtlanların jurnalcisi, kılavuzları olmuşlardır.  Türkiye'nin “makûs talihi” TSK değil, işte bu kara güruhtur. Komplekslerini aşmak için bu topraklarda bizi bir arada tutan tüm değer ve kurumlara küfür etmeyi “kimlik inşası”  sayan iktidarın borazanı kimi medya kuruluşları ve Padişah dalkavuğu kimi aydın tosuncukların son günlerde bir numaralı hedefi haline gelen Türk Silahlı Kuvvetleri, varlığımızın, ülke ve ulusumuzun, özgürlük ve bağımsızlığımızın güvencesidir.

Sn. ÖZCANKAYA; Dilerim Sn Başbakana, mevcut iktidara düzdüğünüz bunca methiye,  bunca çabanız ödülsüz kalmayacaktır. Yakın bir gelecekte güzide bir üniversitenin Rektörlüğüne  getirilmeyi çoktan hak etmişsinizdir. Saygılarımızla.”

 

833 defa okundu...
hasan pursak       NE GAFLETİ   12 Ocak 2010 Salı 00:45
Asıl gaflette olan sensin. cuntacılık bürümüş sen ve senin gibilerin gözünü. hukukun işlemesis seni niye rahatsız ediyor? özcankaya yanlış söylemediki, aramalar sürmeli, hukuk işlemeli dedi. tsk bebnim vergimle ,ülkeyi DIŞ güçlerden korumakla görevli, başbakanlığa bağlı, anayasamızda görevi tanımlanmış bir devlet dairesi. ne ayrıcalığı var? sen yalçın küçüklerin perinçeklerin kafasındansın. onlarda apoya yıllarca ziyaret götürdüler, danışmanlık, dostluk yaptılar. sen onları savunuyorsun cuntacılıklıa. senin Atatürkçülüğüne nasıl inanayım ben? gerçek Atatürk çüler memleketini, insanını sever, onlara plan kurmaz, kurulan planlara da alkış tutmaz. hadi oradan Atatürkçüymüş, sevsinler seni. CUNTAYA HAYIR! YAŞASIN DEMOKRASİ!
mahmut özyürek       GAFLET   10 Ocak 2010 Pazar 15:27
"Gaflet içinde olan insana; ne söylersen söyle, ne anlatılırsan anlat, gerçeği gösteremezsin."
Medya Center       Ergenekoncu sen sus!   09 Ocak 2010 Cumartesi 01:14
Sen Mahmut Özyürek; Atatürk'ü gerçekten seviyor musun? Eğer Atatürk'ü seviyorsan O'nun gibi güzel ahlaklı ve edebli olman gerekir. İleriyi görüyor olman gerekir. Açıkça Atatürk gibi bir dehayı diline dolamayı bir bırak. O güzel ismi kirletiyorsun. İstersen Sayın Prof. Dr. Özcankaya senin psikolojik yapını da bir gözden geçirsin. Çünkü sen de bir sorun var gibi. Nedeni; Sayın Özcankaya bu ilmin okulunda okudu. Senin gibilerin profilini çoktan çıkarır ve önüne serer. Rahat ol. Tıp gelişti her şey kolay artık. Ta ki sen de şu zorundan kurtulursun. Ha bir de göz doktoruna görün istersen. Hiç değilse bardağın dolu tarafını görebilirsin. Eğer amacın meşhur olmaksa; sen zaten meşhursun. Herkes seni çok iyi bilir. Milli değerleri çok iyi istismar edersin. Deden Ebu Cehil gibi vara yoğa muhalefet eder, hep küfredersin. Ne Türkiye Cumhuriyetine, Ne Aziz Atatürk'e, Ne Şanlı mazimize, Ne senin dedenin de içinde bulunduğu Kahraman ecdadımıza, Ne de şu necip milletimize zerre kadar sevgin ve saygın yoktur. Ama çok iyi kullanır, maskeni çok hızlı değiştirirsin. Bunlar da mahirsindir. Herkes böyle bilir. Yoksa sen demi o 'KÜÇÜK' adamlardan. O zaman ne duruyorsun. Onlar Silivri'de... Netekim sizler KÜÇÜK'sünüz Allah büyük!
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
İki Öğrenciye Bayan Öner Moral Verdi
Ispartada bir otomobil, okulun önünde iki öğrenciye çarpıp kaçtı. Tesadüfen yoldan geçen Isparta Valisi Ali Haydar Önerin eşi Saadet Şen Öner ise, yanlış müdahaleyi önlemek için,
Bu Köpek Tam 14 yavru dünyaya getirdi
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Ziraat Fakültesi'nde sertifikalı çoban köpeği yetiştirmek için kurulan çiftlikte 22 aylık kangal köpeği bir batında (bir doğumda) 14 yavru dünyaya getirdi.
Batma sebebi SGK'nın Fiyat Politikası
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Prof. Dr. Süleyman Kutluhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'nun teşhis ve tedavi ücretlendirme politikalarının üniver
Elmada yeni projeye doğru
Isparta'da, üretilen elmayı farklı sektörlerde değerlendirme çabaları devam ederken, yurt dışı pazarlar için en az 50 milyon lira sermayeli güçlü bir şirkete ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Rekabet Ekmek Fiyatlarını Düşürdü
Ispartalı fırıncılar, 4 ay aradan sonra ekmek fiyatlarını yeniden düşürdü. 300 gram ekmeğin fiyatı 65 kuruştan 45 kuruşa, 1,5 liraya satılan ev ekmeğinin fiyatı da 1 lira 25 kuruşa düştü.
Borç Batağındaki Atabey Belediyesi 4 Aydır Maaş Ödeyemiyor.
Isparta'nın Atabey ilçesinde belediye personeli 4 aydır maaş alamıyor. 1,5 milyon lira borçlu olduklarını belirten Atabey Belediye Başkanı Ali Bal, içinde bulundukları ekonomik sıkıntıdan ötürü belediyenin mal varlığını satışa çıkardıklarını söyledi.
Isparta'da Vekillerin Tanınırlık Oranı Türkiye Ortalamasının Altında Kaldı.
Isparta'da Vekillerin Halk Tarafından 'Tanınırlık' Oranının Türkiye Ortalamasının Altında Kaldığı Tespit Edildi.
» İki Öğrenciye Bayan Öner Moral Verdi
» Bu Köpek Tam 14 yavru dünyaya getirdi
» Batma sebebi SGK'nın Fiyat Politikası
» Elmada yeni projeye doğru
» Rekabet Ekmek Fiyatlarını Düşürdü
» Borç Batağındaki Atabey Belediyesi 4 Aydır Maaş Ödeyemiyor.
» Isparta'da Vekillerin Tanınırlık Oranı Türkiye Ortalamasının Altında Kaldı.
» Elmada yeni projeye doğru
» Ispartaspor 2 İzmirspor 0
» Isparta için meteorolojik uyarı
» Eğirdirde bir doktor göz altına alındı
» Ispartaspor 1 Menemen Spor 1
» Labı Diğer Koreli Şampiyon
» Otobüs 5 dakika erken kalktı Cinayet oldu
» Tüm yazarları göster
ISPARTA
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Isparta Haberleri Manşet32 Isparta Haber
Telefon:
Eposta: haber@manset32.com