Maddi zorluklar, işsizlik, parasızlık ve bunların sonucu ortaya çıkan her ailenin içinde bulunduğu borç batağı hükümet dışında hepimizin gündemi, hepimizin derdi. Ülke ekonomisinin 8 yıllık yanlış ve kötü yönetiminin sonuçlarını saymaya gerek yok. Her evde ve her ailede yaşanan kötü sonuçlar ortada peki ya sebebi? Sebebi ise uzun vadeli olmayan, doğru hesaplanmamış, son derece hatalı AKP ekonomi politikası. Ancak bugün geldiğimiz noktada kötü gidişin, güvensizlik ortamının mimarı olan AKP, vatandaşın sesine hala kulak tıkamakta.
Hemen her kesime kulak tıkayan hükümet en son olarak da TEKEL işçilerinin sesini duymayarak bunu bir kez daha kanıtlamıştır. Yaklaşık 50 gündür hakkını arayan TEKEL işçilerinin yaşadığı dram ve özlük hakkı kavgası sadece TEKEL işçilerini değil tüm ülkeyi ilgilendirmektedir. TEKEL’in yaprak ve tütün işleme tesislerinin kapısına kilit vurulması sadece 15 bin çalışanın sorunu değil, ülkemiz ekonomisini de ilgilendiren önemli bir gelişmedir. Çünkü yaprak tütün işleme tesislerinin kapısına kilit vurulunca devlet hem kamu tütün üretimini ve üreticisini desteklemekten vazgeçmiş oluyor hem de bir kamu kuruluşu olan TEKEL aracılığıyla ülkenin geri kalmış bölgelerinde istihdam imkanı yaratmaktan ve bölge ekonomisine katkıda bulunmaktan vazgeçmiş oluyor. Değerli vatandaşlarımızın özelleştirilen, yabancılara peşkeş çekilen her yere bu mantıkla bakması gerekmektedir. Özelleştirme ile sadece işçimiz işsiz ve aç kalmıyor ayrıca hepimizi etkileyen sonuçlar da doğuyor.
Ülkemizin dünya pazarında rekabet avantajı olan ürünler AKP Hükümeti ile bir bir yok ediliyor. Toprak ve iklim yapısıyla doğal bir tarım cennetiyken ülkemizde tarım da AKP ile bitti, tükendi. Çiftçimiz geçinemez hale geldi, göç eder oldu. Tarım ve emekçisi çiftçi kaderine terk edildi. İşçimizin hali, çiftçimizin sıkıntısı ortadadır. Bugünkü hükümetin gazabına uğramayan kesim kalmamıştır. Öğretmenler, doktorlar, demir yolları işçileri, itfaiyeciler, emekliler, öğrenciler derken tüm toplumun güvenini kaybetmiş, vatandaşını karşısına almış, ülkeyi çıkmaza sürükleyen AKP yönetimin zayıflıklarının, hatalarının ve acizliklerin gün gibi ortaya çıktığı günlerdeyiz.
Bugün yaşanan olaylara dikkatli ve derin bir şekilde bakmak zorundayız. Doğruyu, yanlışı çok iyi fark etmek ve hesaplamak zorundayız. Belki TEKEL işçisi, doktor, öğretmen ya da çiftçi değiliz ama hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bugün birine yapılan haksızlık ve zorbalık yarın hepimize yapılacaktır. AKP’nin her anlayışında, politik tavrında ezmek, sömürmek ve bitirmek olduğu için sadece bugünümüz değil yarınımızı da korumak bilinçli vatandaşlar olarak hepimizin en temel görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle siz değerli hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunarım.