Didinmez, parti binasının açılışı için geldiği Isparta'da ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk olarak ''Demokratik Açılım'' konusuna değinen Didinmez, MHP olarak bu açılımı doğru bulmadıklarını ve bir yıkım projesi olarak değerlendirdiklerini açıkladı. Dünyanın hiç bir yerinde başbakanlar, bakanlar ya da milletin yetkisini kullanma durumunda olanların birarada ve birlikte yaşama arzusunu yaşamak isteyenleri ayrıştırma misyonlarını üstlenmeyeceğini vurgulayan Didinmez, kendi milletlerinin bir arada tutulmasının gücünü daha da artırmasını güttüklerini belirtti.
Bir ve beraber yaşamanın verdiği hasla, büyük bir aile olan Türk Milleti'nin 36 etnik parçaya bölünmeye çalışıldığını belirten Didinmez, bu ayrıştırmanın neden yapıldığını anlamadıklarını kaydetti. Bir gücün ortaya çıkması ve bu güçle beraber elde edilecek sosyo-ekonomik-kültürel faaliyetlerin zenginleştirilmesinden kim rahatsız duyabileceğini kaydeden Didinmez, şunları söyledi:
''Türkiye üzerinde elleri olan dış güçler ve bunlarla işbirlikçi olan iç güçler, rahatsız olmaktadır. İşte Türkiye'deki insanlarımızın aklını, şuurunu, inançlarını da istismar etmek suretiyle en tehlikeli şeylerin, kendilerine en yakın görünenler tarafından yaptırılması suretiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine tehlikeye sokmaktır. Bunu yapan da Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Kendisini iktidara taşıyan Türk Milleti'nin ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetleri sunmakla görevlidir.''
TBMM'nde yaşanan kavgaya değinen Didinmez, o gün AK Parti grubunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hiç gereği yokken, her zaman yaptığı gibi MHP'ye saldırma arzusu içinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclis Başkanlığı'na bir Türk'ün başkan seçilmesini büyük bir uluslararası başarı gibi takdim etmek için sözlerini söylerken, ilk defa bir Türk'ün başkan seçildiğini ifade ettiğini anlattı. Didinmez, sözlerine şöyle devam etti:
''Ama ne hazindirki etnik özelliklerini anlatırken Türk Milleti ifadesini konuşmalarında asla yer vermeyen Başbakan adı Mevlüt Çavuşoğlu olan AKP milletvekilinin başkan seçilmesinde MHP'nin engelleyici davırlar takındıklarını bahisle MHP'nin milliyetçiliğine dil uzatmıştır. MHP'nin milliyetçiliği'ne kimse söz söyleyemez, kimse boy ölçüşemez, hele hele Tayyip Erdoğan, hele hele AKP yöneticileri. Siz kimsiniz de MHP'nin milleyetçiliğini ölçüyorsunuz, sizin yüreğiniz, aklınız, vicdanınız, düşünceniz buna yetebilir mi, asla. Neden Mevlüt Çavuşoğlu kimdir, bir bakın.''
AKP iktidarı döneminde AKP'lilerin kendilerini akıllı, milleti sersem olarak gördüklerini ileri süren Didinmez, Türkiye'de herkesin ülke gündemine dair bilgisinin olduğunu kaydetti.
MHP'nin ve yandaş muhalefetin Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ı aşağıladığı yönünde ithamlarda bulunulduğunu ileri süren Didinmez, MHP'li hiçbir insanın hiçbir insanı aşağılamayacağını ve öyle görmeyeceğini vurguladı. Emine Erdoğan'ın Sanatçı Necat Uygur'u hastanede ziyaret etmesi konusuna değinen Bülent Didinmez, şunları söyledi:
''2007 yılında yaşandığı iddia edilen bir meseleyi kimse sormadığı halde bir vesileyle ortaya atan, Sayın Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan hastaneye gitmiş de kabul edilmememişmiş miş de, olabilir mi, o zaman gereğini yapsaydın. Almayan kim GATA'da bir komutan mı, alsaydın görevden, cezalandırsaydın, gereğini yapsaydın, onu orada tutan irade kim, Genelkurbaşkanı, Karakuvvetleri Komutanı. gereğini yapsaydın, şikayet edeceğin yerde. Ama sonra birşey yapmıyorsun daha sonra da şikayet ediyorsun ve MHP'yi suçluyorsun. Çünkü Bozkurt'un nefesi AKP'nin ensesinde de ondan. MHP, Türkiye Milleti'nden özür dileyecek hiçbir saygısızlık yapmamıştır.''
Didinmez, MHP Isparta İl Teşkilatı tarafından düzenlenen İl İstişare Kurulu'na katılarak, partililerle sohbet etti.