23 Şubat 2012 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Maliye Bakanı’na Mektup
25 Ocak 2012 Çarşamba 22:57

Maliye Bakanı’na Mektup

PTT binasının önü bugün bir basın açıklamasına sahne oldu.Kamu sen ve büro sen birleşip hem hükümeti eleştirdiler hem de üyelerin yazdıkları dilekçeleri PTT den kargoyla maliye bakanına gönderdiler.

Kargoyu göndermeden önce

Kamu sen il temsilcisi ali balaban Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Taslağı konusunda açıklamalarda bulunarak“Yılan hikâyesine döndürülen Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Taslağı sonunda TBMM Başkanlığına verildi.Kanun taslağı bir önceki taslaklara göre daha geri haklar ihtiva ediyor.Taslak incelendiğinde sendikalar arasında Hükümet tarafından açık bir ayrım yapıldığı görülecektir. Toplu Sözleşmenin tarafları bölümü incelendiğinde, Memur-Sen’in her 128 bin üyesine bir temsilci, Türkiye Kamu Sen’in her 200 bin üyesine bir temsilci, KESK’in 232 bin üyesine bir temsilci düştüğü görülecektir. Buna göre genel toplu sözleşmede Memur-Sen 4 temsilci, Türkiye Kamu-Sen 2 temsilci, KESK ise 1 temsilci ile temsil edilecektir. Bu durumda Memur-Sen toplu sözleşmeyi yapma hakkına sahip görünmektedir.Memur Sen toplu sözleşmeyi imzalamazsa Türkiye Kamu-Sen ve KESK Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna itiraz yetkisine sahip bulunmamaktadır. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e sunduğumuz, “iki konfederasyonun beraberce itiraz yetkisi olmalıdır” teklifimiz, sayın Bakan tarafından uygun görülmesine rağmen, Kanun taslağında yer almamıştır. Anlaşılan, Hükümet toplu sözleşme masasında problem istememekte, masayı dikensiz gül bahçesine dönüştürmek için yandaş, hükümet kol kola formülünü hayata geçirmeye çalışmaktadır.Hükümetin bilmediği, ya da dikkate almadığı husus şudur; sendikacılık sadece masa başında yapılan görüşmelerle sınırlı bir faaliyet değildir. Masada kamu çalışanlarının pazarlanmasına diğer sendikaların, iş buraya kadarmış ne yapalım diyeceğini hiç kimse beklememelidir. Esasen hakların savunulduğu yerler, sadece masalar değil alanlardır. Alanlarda yapılacak faaliyetler, eylem ve etkinlikler, memuru pazarlayanlara ülkeyi dar edecektir. Bu sebeplerle, nasıl ve ne şekilde kanunlar çıkarırsanız çıkarın, bu gayretleriniz masada sanal olarak yetkilendirdiğiniz, ağababalarına hayır deme cesaretine sahip olmayanların etki ve yetkisini artıramayacaktır. Bunlar, ancak sahibinin yetkilendirdiği kadar ses çıkarma hakkına sahiptir. Bunlar, ancak sahibinin sesi olabilir, kamu çalışanlarının sesi olmak yürek ister, cesaret ister.Yine benzer şekilde 3 Konfederasyonun ve sayın Bakanın da ittifakıyla kabul edilen hizmet kolu toplu sözleşmesi, taslaktan çıkarılmıştır. Böyle bir uygulama Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun hizmet kolu esasına göre örgütlenmeyi esas alan anlayışını geçersiz kılmakta, toplu sözleşme masasında konfederasyonları tek hakim kuruluş olarak atamaktadır. Böyle bir uygulama, hizmet kolu sendikacılığını, daha doğrusu sendikacılığı yok edeceği gibi dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen konfederasyon tipi örgütlenmeyi getirmeyi amaçlamaktadır. Hiçbir sendikacılık ilkesiyle bağdaşmayan bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir.Bu, toplu sözleşme kanunu komedisini dile getirmek, yanlışların düzeltilmesini sağlamak için öncelikle AKP, CHP ve MHP grup başkan vekilleriyle görüşmeler yaparak, taslakta değişmesini istediğimiz hususların neler olduğunu ve nasıl değiştirilmesi gerektiğini kendilerine hem sözlü hem de yazılı olarak bildireceğiz.Ayrıca Konfederasyonumuzca, 26 Ocak Perşembe günü saat 12.30’da TBMM Dikmen Kapısında Ankara Şubelerimiz ve üyelerimizin katılımıyla protesto eylemi gerçekleştirilecektir, aynı gün ve saatte tüm illerimizde protesto eylemleri yapılacaktır. Taleplerimizin dikkate alınmaması halinde diğer günlerde de eylemlerimiz farklı şekillerde devam edecektir.

 

Fransız Senatosu sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis ve para cezasını öngören yasa tasarısını 127 oyla kabul etti. Yaklaşık 60 senatörün katıldığı 7,5 saatlik oturumda 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören kanun teklifi 86’ya karşı 127 oyla benimsendi. Fransız Senatosu çirkin yasanın çıkmasını ‘vekaleten kullanılan oylar’ sayesinde gerçekleştirdi.Fransa’yı bu tavrından dolayı nefretle kınıyoruz.” dedi

 

Balabanın  hemen ardından Türk büro sen şube başkanı Bülent Özkan açıklama yaptı.Özkan:“  Maliye Bakanlığı, ülkemizin iktisadi açıdan ayakta durması için en önemli kurumdur. Maliye ve Gelir İdaresi çalışanları, ülke ekonomisi için parayı ve vergiyi toplayan, devletin hazinesini dolduran; bu konuda özveriyle çalışan memurlardır. Maliye ve Gelir İdaresi çalışanları görevlerini ifa ederken büyük özveri göstermekte, gece-gündüz-tatil demeden, özel ve aile yaşantılarına dahi zaman ayırmadan, yazın sıcağında kışın soğuğu ve ayazında, hayatın her alanında fedakarca görevini en iyi şekilde yaparak,  yeri geldiğinde hayatlarını tehlikeye atmaktadır. Görev başında hayatını kaybeden çalışma arkadaşlarımızı buradan bir kere daha rahmetle anıyoruz.   Türkiye için bu denli önemli olan Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurumları arasında parmakla gösterilen örnek kurum iken, yapılan son uygulamalarla bu özelliğini kaybetmiştir.   Bakanlık çalışanları arasında ki ücret adaletsizliği; çalışma barışını bozmuş, ülkeye büyük katkıda bulunan  Maliye ve Gelir İdaresi personelini mutsuz hale getirmiştir.   Sendika olarak, Maliye Bakanlığı’nda ki ücret adaletsizliğini her platformda dile getirdik. Çözüm aradık. Fakat yetkililer çağrımıza kulak tıkadı.    Tüm Türkiye’de Türk Büro-Sen üyesi Maliye ve Gelir İdaresi çalışanları alanları doldurdu, bordolarını yaktı. Basın aracılığıyla, yaşadıkları adaletsizlik için kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Ama, Bakanlık yaptığı yanlıştan dönmedi. Yanlışında ısrar etti, adaletsiz uygulamasında direndi.   Bugün burada binlerce Maliye çalışanın feryadını duyurmak için yazmış olduğu dilekçeleri kargoyla, Sayın Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK’e yollamak için toplandık. Ülkenin dört bir yanından, Maliye Bakanlığı’na dilekçeler yağacak. Sayın Maliye Bakanımızın, bu dilekçe yağmuruna ve Bakanlık çalışanlarına kayıtsız kalmayacağını temenni ediyoruz.   Gönderdiğimiz dilekçelerimizle de herhangi bir sonuç alınamazsa, Türk Büro-Sen’in eylemlilik süreci devam edecektir. Maliye Bakanlığı’ndaki ücret adaletsizliği giderilene kadar mücadelemiz sürecektir. “Dedi.Konuşmaların ardından üyeler dilekçelerini kargoya verdiler

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.